Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Çocuk ve Ergenlerde Yeme Bozuklukları: Kapsamlı Tanı ve Tedavi Rehberi

Ana SayfaBlogÇocuk ve Ergenlerde Yeme Bozuklukları: Kapsamlı Tanı ve Tedavi Rehberi
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
12 Nisan 2026
Genel
Çocuk ve Ergenlerde Yeme Bozuklukları: Kapsamlı Tanı ve Tedavi Rehberi

Yeme bozuklukları çocuk ve ergenlerde sık görülen, ancak geç fark edilen ciddi psikiyatrik durumlardır. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile anoreksiya nervoza, bulimiya, ARFID ve beden imgesi sorunları hakkında bilmeniz gerekenler.

Çocuk ve Ergenlerde Yeme Bozuklukları: Kapsamlı Tanı ve Tedavi Rehberi

Yemek yemek, büyümek için gereken yakıtı sağlamanın çok ötesinde bir anlam taşır. Aile sofrasında paylaşılan anlar, doğum günü pastası, okul kantininde arkadaşlarla öğle arası — bunların hepsi sadece besin değil, duygusal ve sosyal bağ anlamına da gelir. Bu nedenle yeme ile ilişkide bozulma yaşandığında, etkilenen yalnızca beden değil; çocuğun psikolojisi, aile dinamikleri ve sosyal yaşamı da derin biçimde sarsılır. Yeme bozuklukları, çocukluk ve ergenlik döneminde hem fiziksel hem ruhsal sağlığı tehdit eden, erken müdahale gerektiren ciddi psikiyatrik durumlardır.

Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında uzmanlaşmış **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu**, yeme bozukluklarının erken tanınmasının ve uygun tedaviye hızlı ulaşılmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır. Anoreksiya nervoza, tüm psikiyatrik bozukluklar arasında en yüksek mortalite oranına sahip olmaya devam etmektedir; bu nedenle erken müdahale ertelenebilecek bir durum değildir. Ankara'daki klinik pratiğimde her yıl artan sayıda yeme bozukluğu vakasıyla karşılaşıyorum; özellikle pandemi sonrası dönemde bu artış belirgin biçimde hızlanmıştır.

Bu yazıda yeme bozukluklarının türlerini, belirtilerini, risk faktörlerini, tedavi yaklaşımlarını ve ailelerin ne yapabileceğini kapsamlı biçimde ele alacağız. Amacımız, Ankara'daki ailelere bilimsel temelli, uygulanabilir ve umut verici bir rehber sunmaktır.

Önemli Noktalar

- Yeme bozuklukları yalnızca kilo ile değil, beden imgesi, kontrol ihtiyacı, duygusal düzenleme güçlüğü ve mükemmeliyetçilik ile ilgilidir. Kilo normal olsa bile yeme bozukluğu mevcut olabilir.

- Erkek çocuklar ve ergenler de yeme bozukluğu yaşayabilir; kas dismorfisi ve aşırı egzersiz erkeklerde sık görülen tablolardır. Bu grup sıklıkla gözden kaçar.

- ARFID (Kaçınmacı/Kısıtlayıcı Besin Alımı Bozukluğu), beden imgesi kaygısı olmaksızın çok kısıtlı beslenme ile tanımlanan ve okul çağı çocuklarında giderek daha fazla tanınan bir tablodur.

- Yeme bozuklukları ciddi tıbbi komplikasyonlara (kardiyak aritmiler, elektrolit bozuklukları, kemik yoğunluğu kaybı) yol açabilir; psikiyatrik ve tıbbi ekip işbirliği şarttır.

- Ankara'da **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu** ile erken değerlendirme hayat kurtarıcı olabilir.

Yeme Bozukluklarının Türleri

1. Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza, beden ağırlığını sağlıklı minimumun altında tutma, yoğun kilo alma korkusu ve bozulmuş beden algısı (olduğundan daha şişman görme) ile karakterize, en tehlikeli psikiyatrik bozukluklardan biridir. İki alt tipi mevcuttur:

**Kısıtlayıcı tip:** Yalnızca besin kısıtlaması ve/veya aşırı egzersizle kilo kaybı sağlar.
**Tıkınırcasına yeme/arınma tipi:** Kısıtlama dönemlerine ek olarak tıkınma ve arınma (kusma, laksatif) davranışları da gösterir.

**Fiziksel belirtiler:**
- Aşırı kısıtlayıcı beslenme, belirli besin gruplarını tamamen reddetme
- Giderek artan kilo kaybı veya büyüme döneminde beklenen kilo artışının olmaması
- Yoğun egzersiz, kilo almaktan aşırı korkma
- Soğuk intoleransı, lanugo (vücutta ince tüylenme)
- Saç dökülmesi, kuru cilt, kırılgan tırnaklar
- Kız ergenlerde adet kesilmesi (amenore) veya düzensiz adet
- Bayılma, baş dönmesi, düşük tansiyon, yavaş kalp atımı (bradikardi)
- Kabızlık, şişkinlik, erken doyma hissi
- Yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, bilişsel yavaşlama

**Davranışsal belirtiler:**
- Yemekleri parçalara ayırma, tabakta hareket ettirme, yeme numarası yapma
- Kalorili içeceklerden kaçınma, yalnızca su veya diyet içecekler tercih etme
- Bol kıyafetlerle zayıflığını gizleme
- Yemek pişirmeyi sevme ama kendisi yememe; başkalarını yedirme
- Gıda etiketlerini takıntılı biçimde okuma
- Sosyal yemeklerden kaçınma
- Beden kontrolü ritüelleri: sık tartılma, aynada sürekli kontrol, beden ölçülerini ölçme

**Tıbbi komplikasyonlar:** Elektrolit dengesizlikleri (özellikle potasyum düşüklüğü), kardiyak aritmiler, QT uzaması, kemik yoğunluğu kaybı (osteoporoz), böbrek sorunları, beyin atrofisi, periferik nöropati. Anoreksiya, psikiyatrik bozukluklar arasında en yüksek ölüm oranına (%5-10) sahiptir.

2. Bulimiya Nervoza

Bulimiya nervoza, tekrarlayan aşırı yeme (binge) epizotları ve ardından gelen telafi edici davranışlarla karakterizedir. Genellikle ergenlik döneminde başlar ve anoreksiyadan daha geç fark edilir çünkü kilo normal aralıkta olabilir.

**Belirtiler:**
- Kontrolsüz aşırı yeme atakları: Kısa sürede (genellikle 2 saat içinde) büyük miktarda yeme. Atak sırasında "durduramıyorum" hissi hakimdir.
- Yedikten sonra yoğun suçluluk, utanç ve sıkıntı
- Telafi edici davranışlar: Kendini isteyerek kusturma, laksatif-diüretik kullanımı, aşırı egzersiz, oruç tutma
- Gizli yeme: Yemek saklarken veya gizlice yerken yakalanma korkusu
- Kilo normal aralıkta olabilir veya hafif dalgalanmalar gösterebilir (bu nedenle fark edilmesi zordur)
- Diş minesinde erozyon (mide asidine bağlı), yutakta iltihap, şişkin tükürük bezleri (parotis hipertrofisi)
- Parmak sırtında nasır (Russell işareti — kusma tetiklemekten)
- Yüzde şişlik, kanlı gözler (kusma sonrası)
- Depresyon, dürtüsellik ve kendine zarar verme eşlik edebilir

3. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (BED)

Tekrarlayan aşırı yeme atakları yaşanır ancak düzenli telafi edici davranış bulunmaz. Atak sırasında kontrol kaybı hissi belirgindir. Çocuklarda genellikle stres, sıkıntı, yalnızlık veya duygusal boşlukla tetiklenir. Zamanla obezite ile ilişkilenebilir. Ankara'da özellikle pandemi sonrası dönemde bu tablonun çocuklarda arttığını gözlemliyoruz.

**BED'in özellikleri:**
- Normalden çok daha hızlı yeme
- Fiziksel açlık olmadan yeme
- Aç olmadığı halde rahatsız edici düzeyde doyduğunu hissedene kadar yeme
- Yeme miktarından utandığı için yalnız yeme
- Atak sonrası iğrenme, suçluluk ve üzüntü

4. ARFID (Kaçınmacı/Kısıtlayıcı Besin Alımı Bozukluğu)

DSM-5'te 2013'te ayrı bir tanı olarak tanımlanan ARFID, anoreksiya ve bulimiyadan temel olarak farklıdır: beden imgesi kaygısı veya kilo korkusu **yoktur**. Beslenme kısıtlamasının nedeni farklıdır:

**ARFID'in üç alt profili:**

1. **Duyusal hassasiyet profili:** Belirli doku, koku, renk veya görünüme sahip besinlerden kaçınma. "Yumuşak besinleri yiyemem", "yeşil yiyecekler beni mide bulandırıyor" gibi ifadeler tipiktir.

2. **Olumsuz deneyim korkusu profili:** Boğulma, kusma veya karın ağrısı yaşama korkusu nedeniyle besin çeşitliliğini kısıtlama. Genellikle bir yeme sırasında yaşanan olumsuz bir deneyimden sonra başlar.

3. **İlgi/istek eksikliği profili:** Yemeğe karşı genel bir ilgisizlik. Açlık sinyallerini fark etmeme veya yemekten keyif almama.

**ARFID'de sık görülenler:**
- Yalnızca belirli renk, koku veya dokuya sahip besinleri yeme (genellikle 5-15 besin ile sınırlı)
- Tanıdık olmayan yiyecekleri reddetme (yeni yiyecek korkusu/neofobia)
- Okul kantininde arkadaşlarıyla yiyememe, sosyal yemek kaçınması
- Büyüme geriliği, kilo kaybı veya beslenme yetersizliği (vitamin ve mineral eksiklikleri)
- Yemek zamanlarında aile içi çatışma ve gerilim

ARFID, otizm spektrum bozukluğu ve duyusal işlem farklılıklarıyla sıkça ilişkilidir. Ankara'da **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu**, ARFID değerlendirmesinde kapsamlı nöropsikiyatrik tarama yaparak otizm, DEHB ve kaygı bozuklukları gibi eş tanıları da değerlendirmektedir.

5. Seçici Yeme ve ARFID Ayrımı

Seçici yeme ARFID'den daha hafif bir tablodur; beslenme repertuarı kısıtlıdır ancak büyüme ve gelişim genellikle etkilenmez, besin yetersizliği yoktur. Okul öncesi dönemde çok yaygındır (%20-50) ve çoğu çocuk zamanla aşar. Ancak okul çağında da devam ediyorsa, sosyal işlevselliği bozuyorsa, büyüme geriliği varsa veya ailenin işlevselliğini ciddi biçimde etkiliyorsa kapsamlı bir değerlendirme önerilir.

**Seçici yeme ile ARFID karşılaştırması:**

| Özellik | Seçici Yeme | ARFID |
|---------|------------|-------|
| Büyüme | Normal | Etkilenmiş olabilir |
| Besin çeşitliliği | Kısıtlı ama yeterli | Çok kısıtlı, yetersiz |
| Sosyal etki | Hafif | Belirgin |
| Besin yetersizliği | Yok | Olabilir |
| Müdahale gereksinimi | Genellikle gereksiz | Gerekli |

Ergenlerde Beden İmgesi ve Yeme Bozukluğu

Ergenliğin Kritik Dönemeci

Ergenlik dönemi, beden imgesiyle ilgili hassasiyetin doruk noktasıdır. Hormon değişimleri, büyüyen ve değişen beden, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi, akran baskısı ve sosyal medyanın gerçekçi olmayan güzellik standartları — tüm bunlar ergenleri yeme bozukluğuna karşı özellikle savunmasız kılar. Ankara'daki klinik pratiğimde, özellikle 11-16 yaş aralığının yeme bozuklukları açısından en kritik dönem olduğunu gözlemliyorum.

Beden imgesi bozukluğu yalnızca "kendini şişman görme" değildir. Bedenin belirli bölgelerine (karın, bacak, kol) takıntılı odaklanma, bedensel değişimlerden utanç duyma, fiziksel gelişimi durdurmak isteme gibi karmaşık duygusal süreçleri kapsar. Bu süreçte ergenin ihtiyacı yargılanmak değil, anlaşılmak ve desteklenmektir.

Sosyal Medyanın Etkisi

Araştırmalar, günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanan ergenlerde beden memnuniyetsizliği ve yeme bozukluğu riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Instagram, TikTok ve benzeri platformlardaki filtreler, düzenlenmiş fotoğraflar ve "ideal beden" paylaşımları gerçekçi olmayan standartlar oluşturmaktadır. Ankara'da ergen psikiyatri pratiğinde bu durum giderek daha fazla karşılaşılan bir sorun haline gelmektedir.

**Sosyal medyanın yeme bozukluğuna etki mekanizmaları:**
- Sosyal karşılaştırma: "Herkes benden daha güzel/fit"
- "Thinspiration" ve "fitspiration" içerikleri: Aşırı zayıflığı veya kas gelişimini yücelten paylaşımlar
- Diyet kültürünün normalleştirilmesi: "Detoks", "temiz beslenme" gibi kavramların takıntılı biçimde benimsenmesi
- Pro-ana ve pro-mia toplulukları: Anoreksiya ve bulimiyayı teşvik eden çevrimiçi gruplar

Erkek Ergenlerde Yeme Bozukluğu

Yeme bozuklukları yalnızca kız ergenlerin sorunu değildir. Erkek ergenlerde farklı bir tablo karşımıza çıkar:

- **Kas dismorfisi (bigoreksiya):** Yeterince kaslı olmama takıntısı. Sürekli "çok zayıf" veya "çok küçük" hissetme.
- **Aşırı protein takviyesi kullanımı:** Güvenli dozları aşan miktarlarda protein tozu, kreatin tüketimi.
- **Steroid deneme eğilimi:** Özellikle spor salonlarına giden ergen erkeklerde anabolik steroid kullanma riski.
- **Aşırı egzersiz:** Günde saatlerce kas çalışması, antrenmanı kaçırdığında yoğun kaygı.
- **Kilo yapma sporlarında bozukluk:** Güreş, boks, judo gibi kilo sınıfı olan sporlarda hızlı kilo verme/alma döngüleri.

Bu grup klinisyenler tarafından sıklıkla atlanmaktadır çünkü "erkeklerde yeme bozukluğu olmaz" yanlış inancı hâlâ yaygındır. **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu**, Ankara'daki pratiğinde erkek ergen yeme bozukluklarına özel dikkat göstermektedir.

Risk Faktörleri

Yeme bozuklukları tek bir nedene bağlı değildir; biyopsikososyal model çerçevesinde birden fazla risk faktörünün birleşimi söz konusudur.

| Kategori | Risk Faktörleri | Açıklama |
|---|---|---|
| Biyolojik | Genetik yatkınlık | Birinci derece akrabalarda yeme bozukluğu riski 7-12 kat artar |
| Biyolojik | Erken puberte | Erken fiziksel gelişim beden imgesi sorunlarını tetikler |
| Biyolojik | Beyin serotonin sistemleri | Serotonin dengesizlikleri iştah ve duygudurum düzenlemesini etkiler |
| Psikolojik | Mükemmeliyetçilik | Yeme bozukluğu olan çocukların çoğunda belirgindir |
| Psikolojik | Düşük öz-saygı | Bedensel yetersizlik hissi, sosyal karşılaştırma |
| Psikolojik | Kaygı ve depresyon | Yeme bozukluğuna sıklıkla eşlik eder veya tetikler |
| Psikolojik | Kontrol ihtiyacı | Hayattaki kontrolsüz hissettiren durumları yeme ile kontrol etme çabası |
| Aile | Aşırı kontrol edici ebeveynlik | Çocuğun özerkliğini kısıtlama |
| Aile | Eleştirici yorum | Beden veya kilo hakkında aile içi olumsuz yorum |
| Aile | Ebeveyn yeme sorunları | Model olma yoluyla aktarım |
| Sosyal | Sosyal medya | Gerçekçi olmayan beden standartları |
| Sosyal | Akran baskısı | "Siz hâlâ ekmeği mi yiyorsunuz?" gibi diyet baskısı |
| Sosyal | Estetik sporlar | Bale, jimnastik, artistik buz pateni gibi sporlar |
| Travmatik | Cinsel istismar, taciz | Beden üzerindeki kontrol kaybı hissi |
| Travmatik | Zorbalık | Bedenle ilgili alay, dışlanma |
| Travmatik | Erken dönem ihmal | Temel bakım ihtiyaçlarının karşılanmaması |

Uyarı İşaretleri: Ailelerin Fark Etmesi Gerekenler

Yeme bozuklukları gizlilik içinde gelişir; çocuklar ve ergenler bilinçli olarak belirtileri saklar. Ankara'da bir çocuk psikiyatristine başvurulması gereken uyarı işaretleri şunlardır:

Yeme Davranışındaki Değişimler - Yemeklerden kaçınma, sofrada oturmayı reddetme - Yemek sonrası uzun süre banyoya kapanma (kusma şüphesi) - Çok hızlı kilo kaybı ya da büyüme çağında kilo alamamak - Yiyeceği gizleme, çöpe atma veya yemek konusunda yalan söyleme - Her öğünde kalori sayma, besin etiketlerini takıntılı şekilde okuma - "Vejetaryen oldum", "gluten hassasiyetim var" gibi aniden diyet kuralları oluşturma - Yemek pişirmeye aşırı ilgi ama kendisi yememe

Beden İmgesi ile İlgili İşaretler - Beden hakkında sürekli olumsuz konuşma: "Çok şişmanım", "Bacaklarım korkunç" - Sık tartılma, ayna karşısında uzun süre kontrol - Bol kıyafetler giyme (zayıflığı veya kilo değişimini gizleme) - Beden ölçülerini ölçme ritüelleri

Fiziksel ve Medikal İşaretler - Saç dökülmesi, kuru cilt, kırılgan tırnaklar - Soğuk intoleransı, el ve ayaklarda morarma - Bayılma, baş dönmesi, düşük tansiyon - Kız ergenlerde adet düzensizliği veya kesilmesi - Diş minesinde erozyon, çürük artışı (bulimiyada) - Açıklanamayan yorgunluk

Psikolojik İşaretler - Aşırı egzersiz, yaralansa veya hastalanmış olsa bile durduramama - Sosyal yemek davetlerini sürekli reddetme - Depresyon, kaygı, sosyal izolasyon - Dürtüsellik artışı, kendine zarar verme - Mükemmeliyetçilikte artış

Tedavi Yaklaşımları

Yeme bozuklukları çok disiplinli bir ekip tarafından tedavi edilmelidir: çocuk psikiyatristi, psikolog/psikoterapis, diyetisyen ve pediatrist/dahiliyeci. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu bu ekip koordinasyonunu üstlenmektedir.

Anoreksiya Nervoza Tedavisi

**Aile Tabanlı Tedavi (FBT/Maudsley Yaklaşımı)**

12-18 yaş anoreksiya nervoza için en güçlü kanıta sahip tedavi yöntemidir. 1980'lerde Maudsley Hospital'da geliştirilen bu yaklaşım, ailenin tedavinin merkezine alındığı yapılandırılmış bir programdır. Üç aşamadan oluşur:

**1. Aşama — Yeniden Besleme (Weight Restoration):** Ebeveynler çocuğun beslenme sürecini tamamen üstlenir. Bu aşamada ebeveynler "yeme bozukluğuna karşı savaşan" rol üstlenir. Çocuğun ne, ne zaman ve ne kadar yiyeceğine aile karar verir. Bu aşama en zorlu aşamadır; ancak Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ekibiyle düzenli seanslar ailelere bu süreci yönetme gücü verir. Amaç, sağlıklı kiloya ulaşmaktır.

**2. Aşama — Özerkliğin İadesi:** Kilo normalleştikçe çocuğa kademeli olarak yeme kararlarında özerklik iade edilir. Bu geçiş dikkatli ve yapılandırılmış biçimde gerçekleşir.

**3. Aşama — Sağlıklı Ergen Kimliğini Pekiştirme:** Yeme bozukluğu dışında kalan ergenlik meseleleri (kimlik gelişimi, akran ilişkileri, özerklik) ele alınır.

FBT'nin etkinliği randomize kontrollü çalışmalarla kanıtlanmıştır; 12 ay sonunda tam iyileşme oranı %40-50, kısmi iyileşme dahil edildiğinde %75-80'e ulaşmaktadır.

**Bireysel Terapi Yaklaşımları:**
- **Geliştirilmiş BDT (CBT-E):** 16 yaş üzeri ergenler ve FBT'ye yanıt vermeyen olgularda kullanılır.
- **Diyalektik Davranış Terapisi (DBT):** Duygu düzenleme güçlüğü belirgin olan olgularda.
- **Motivasyonel görüşme:** Tedaviye dirençli ergenlerde değişim motivasyonunu artırmak için.

**Hastane yatışı** şu durumlarda gereklidir: Ağır malnütrisyon (ideal kilonun %75'in altı), elektrolit bozuklukları, kardiyak instabilite (bradikardi, QT uzaması), intihar riski, ayaktan tedaviye yanıtsızlık. Ankara'da bu durumlar için gerekli sevk ağı **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu** tarafından koordine edilmektedir.

Bulimiya Nervoza Tedavisi

- **Bilişsel Davranışçı Terapi — Yeme Bozuklukları İçin (BDT-BN/CBT-E):** En etkili tedavi yöntemidir. Programın temel bileşenleri:
- Düzenli yemek düzeni oluşturma (3 ana öğün + 2-3 ara öğün)
- Tıkınma tetikleyicilerini tanıma ve alternatif baş etme stratejileri geliştirme
- Binge-purge döngüsünü kırma
- Beden imgesi çarpıtmalarıyla çalışma
- Diyet kurallarını esnekleştirme

- **Diyalektik Davranış Terapisi (DBT):** Duygu düzenleme becerilerini geliştirme, sıkıntı toleransı artırma, kişilerarası etkinlik becerileri kazandırma.

- **Kişilerarası Terapi (IPT):** İlişki sorunlarına odaklanarak yeme bozukluğunu dolaylı biçimde ele alır.

- **İlaç tedavisi:** Fluoksetin (Prozac) bulimiya için FDA onaylı tek ilaçtır. 60 mg/gün dozunda tıkınma ve arınma sıklığını %50-70 oranında azaltabilir. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, ilaç tedavisini her zaman psikoterapi ile birlikte değerlendirir.

ARFID Tedavisi

ARFID tedavisi diğer yeme bozukluklarından farklı bir yaklaşım gerektirir çünkü beden imgesi kaygısı yoktur:

- **Duyusal bütünleşme terapisi:** Duyusal hassasiyetin azaltılması için kademeli duyusal maruz bırakma.
- **Aşamalı maruz bırakma:** Yeni besinlerle kademeli tanışma. "Besin zinciri" yaklaşımı ile kabul edilen besinlerden benzer olanlara doğru genişleme.
- **SOS Yaklaşımı (Sequential Oral Sensory):** Besinin görsel incelenmesi → dokunma → koklama → tatma → yeme şeklinde aşamalı ilerleme.
- **Ebeveyn eğitimi ve ev stratejileri:** Yemek masasında baskı oluşturmama, tekrar tekrar sunma (araştırmalar bir besinin kabul edilmesi için 15-20 sunum gerektiğini göstermektedir).
- **Beslenme desteği:** Diyetisyen ile işbirliği, gerektiğinde vitamin ve mineral takviyesi.
- **BDT (korkuya dayalı ARFID için):** Boğulma veya kusma korkusuna maruz bırakma protokolleri.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Tedavisi

- BDT temelli müdahale (yeme düzeni, tetikleyici yönetimi, duygu düzenleme)
- DBT becerileri (sıkıntı toleransı, bilinçli farkındalık)
- Beslenme danışmanlığı
- Fiziksel aktivite planlaması (cezalandırıcı egzersiz yerine keyifli hareket)

Tüm Yeme Bozuklukları İçin Ortak İlkeler

- Beden odaklı konuşmaları minimize etme (kilo yerine sağlık ve enerji vurgusu)
- Yemek masasını savaş alanına döndürmeme — yemek zamanı aile bağı kurma zamanıdır
- Aile yemeklerini sosyal ve keyifli tutma
- Etiket (iyi yiyecek/kötü yiyecek) kullanmaktan kaçınma
- Tüm aile bireylerinin bedenle ilgili olumsuz konuşmalardan kaçınması
- Diyetin ve kilo kontrolünün normalleştirilmemesi

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile Kapsamlı Değerlendirme

Ankara'da yeme bozukluğu şüphesiyle başvuran ailelerle **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu** şu kapsamlı değerlendirme sürecini izlemektedir:

Değerlendirme Adımları

1. **Kapsamlı psikiyatrik görüşme (60-90 dakika):** Yeme alışkanlıkları, beden imgesi algısı, tetikleyiciler, kilo geçmişi, diyet öyküsü, egzersiz rutini, ruh hali, sosyal işlevsellik ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Çocuk/ergen ve ebeveynlerle ayrı ayrı görüşülür.

2. **Tıbbi değerlendirme yönlendirmesi:** Pediatrist veya dahiliye ile koordineli takip başlatılır. Kan tetkikleri (tam kan sayımı, elektrolit paneli, tiroid fonksiyonları, demir-ferritin, vitamin D, B12), EKG, kemik yoğunluğu ölçümü (gerektiğinde) istenir.

3. **Psikometrik araçlar:**
- EDE-Q (Eating Disorder Examination Questionnaire)
- EAT-26 (Eating Attitudes Test)
- ARFID ölçekleri (Nine Item ARFID Screen)
- BSQ (Body Shape Questionnaire)
- Depresyon ve kaygı ölçekleri

4. **Aile değerlendirmesi:** Aile dinamikleri, yemek ortamı, ebeveyn tutumları, aile içi iletişim örüntüleri incelenir.

5. **Multidisipliner tedavi planı:** Psikolog, diyetisyen, gerektiğinde hastane ekibiyle koordinasyon sağlanır. Tedavi yoğunluğu (ayaktan, yarı-yatış veya yatış) belirlenir.

Ankara'nın merkezi konumundaki muayenehanede hem çocuk hem ergen vakaları için uygun seans planlaması yapılmaktadır. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, tedavi süresince düzenli tıbbi izlemi koordine ederek çocuğunuzun hem bedensel hem ruhsal sağlığını güvence altına alır.

Ailelere Rehber: Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?

Yapılması Gerekenler

**İlk adım: Endişenizi sakin ve yargısız bir dille paylaşın.**
"Seni seven biri olarak, seninle bir konuşmak istiyorum. Son zamanlarda yemekle ilgili bazı değişiklikler fark ettim ve sağlığın konusunda endişeleniyorum." Bu yaklaşım, çocuğun savunmaya geçmesini en aza indirir.

**Yeme bozukluğunu irade meselesi olarak görmekten kaçının.**
"İstese yer", "aç kalsa yer" gibi yaklaşımlar son derece zararlıdır. Yeme bozuklukları karmaşık psikiyatrik durumlardır; irade eksikliği değildir.

**Profesyonel yardım alın.**
Yeme bozuklukları genellikle aile baskısıyla veya "zorla yedirmeyle" geçmez. Aksine, yanlış müdahaleler tabloyu ağırlaştırabilir. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile erken değerlendirme kritik önemdedir.

**Tıbbi takibi ihmal etmeyin.**
Yeme bozuklukları ciddi fiziksel komplikasyonlara yol açabilir. Düzenli kan tahlili, kalp ritmi izlemi ve beslenme durumu değerlendirmesi gereklidir.

**Ailece beden pozitifliğini benimseyin.**
Evde beden ve kilo hakkında olumsuz konuşmayın — kendi bedeniniz hakkında bile. Çocuklar ebeveynlerin tutumunu model alır.

**Yemek zamanlarını keyifli tutun.**
Sofrada kalori, kilo veya porsiyon tartışmayın. Yemeği sosyal bir paylaşım zamanı olarak koruyun.

Yapılmaması Gerekenler

- "Biraz daha ye, iyileşirsin" veya "Zayıflık mı çok istiyorsun?" gibi yargılayıcı yorumlardan kaçının.
- Sofrada kilo ve beden hakkında konuşmayın — hiçbir aile bireyinin bedeni hakkında yorum yapmayın.
- Yemeği ödül veya ceza olarak kullanmayın: "Dersini bitirirsen dondurma alırız" veya "Yaramazlık yaparsan yemek yok."
- Bozukluğu geçiştirip "fazla önemsiyorsun", "aç kalınca yer" diye küçümsemeyin.
- Çocuğun tabağını kontrol etmeyin, yemesini zorlamayın (FBT protokolü dışında).
- "Ben senin yaşındayken her şeyi yerdim" gibi karşılaştırmalar yapmayın.
- Gizlice yiyecekleri kilitlemek veya çöpe atmak gibi güven zedeleyici davranışlardan kaçının.

Tedavi Süreci ve Prognoz

Yeme bozukluklarının tedavisi zaman alır; hızlı mucize çözümler beklenmemelidir. Ortalama tedavi süreleri:

- **Anoreksiya nervoza:** FBT ile 12-24 ay (bazı olgularda daha uzun)
- **Bulimiya nervoza:** BDT ile 16-20 seans (4-5 ay)
- **ARFID:** 6-12 ay (duyusal hassasiyetin derecesine göre değişir)
- **BED:** 12-16 seans BDT

Prognoz açısından erken müdahale en güçlü belirleyicidir. Belirtilerin başlangıcından tedaviye ulaşma süresinin 3 yılın altında olduğu olgularda iyileşme oranı belirgin biçimde daha yüksektir. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile erken değerlendirme bu nedenle kritik önem taşımaktadır.

Sonuç

Yeme bozuklukları; beden, zihin ve ruh sağlığını aynı anda etkileyen, karmaşık ama tedavi edilebilir durumlardır. En tehlikeli psikiyatrik bozukluklar arasında yer alan anoreksiya nervozadan, giderek daha fazla tanınan ARFID'e kadar geniş bir yelpazede kendini gösteren bu bozukluklar, multidisipliner ve bilimsel temelli bir yaklaşımla büyük ölçüde iyileştirilebilir.

Ankara'da bu alanda deneyim sahibi olan **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu**, çocuğunuzun veya ergeninizin yeme bozukluğunu doğru biçimde değerlendirerek kapsamlı bir tedavi planı hazırlamaktadır. Yeme bozukluğu yalnızca çocuğun değil, tüm ailenin etkilendiği bir süreçtir; bu nedenle tedavi planı her zaman aileyi de kapsar.

Eğer çocuğunuzda yeme ile ilgili endişe verici değişimler fark ettiyseniz, zaman kaybetmeden Ankara'daki muayenehanemize başvurmanızı öneriyoruz. **Doç. Dr. Mehtap Eroğlu** ve koordine ettiği multidisipliner ekip, hem çocuğunuz hem de aileniz için doğru adımları birlikte atmaya hazırdır.

*Yeme bozukluğu bir karakter zayıflığı değildir — ve yalnız başa çıkılmak zorunda değilsiniz.*

Sık Sorulan Sorular

Yeme bozukluğu mu, seçici yeme mi? Farkı nedir?

Seçici yeme belirli besinleri reddetme eğilimidir, büyüme ve gelişimi genellikle etkilemez, pek çok çocuk zamanla aşar. ARFID ise beslenme repertuarının çok daralması ve büyüme, beslenme yetersizliği veya sosyal işlevsellik üzerinde belirgin olumsuz etki yaratması durumudur. Anoreksiya ise beden imgesi bozukluğu ve yoğun kilo korkusunun eşlik ettiği farklı bir tablodur. Doğru ayrımı Ankara'da bir çocuk psikiyatristi olan Doç. Dr. Mehtap Eroğlu yapmalıdır.

Kızım çok az yiyor ama doktor kilo normal diyor. Yine de endişelenmeli miyim?

Evet. Bulimiya nervozada kilo normal aralıkta olabilir. Kilo kaybı olmadan da beden imgesi bozukluğu, kısıtlayıcı yeme, binge-purge davranışları ve zihinsel sıkıntı mevcut olabilir. Kilo tek başına yeme bozukluğunu dışlamaz. Davranışsal ve psikolojik belirtilere dikkat edin. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu kapsamlı değerlendirme ile tabloyu netleştirebilir.

Erkek çocuklarda da yeme bozukluğu görülür mü?

Kesinlikle. Erkek ergenlerde yeme bozukluğu oranı %1-3'tür ve bu oran artış eğilimindedir. Kilo kaybından ziyade kas kütlesi elde etme takıntısı, aşırı protein takviyesi kullanımı, steroid deneme eğilimi ve kas dismorfisi daha sık görülen tablolardır. Bu grup klinisyenler tarafından sıklıkla gözden kaçmaktadır. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu erkek ergen yeme bozukluklarına özel dikkat göstermektedir.

ARFID otizmle ilişkili midir?

ARFID, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklarda daha sık görülmektedir; ancak ARFID olan her çocuk otistik değildir. OSB ile birlikte görülen duyusal hassasiyetler ARFID tablosunu şiddetlendirebilir. Doğru tanı için kapsamlı nöropsikiyatrik değerlendirme önemlidir. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ARFID değerlendirmesinde otizm taramasını da yapmaktadır.

Çocuğumun yeme bozukluğu için hastaneye yatırılması gerekiyor mu?

Hastane yatışı şu durumlarda gereklidir: Ağır malnütrisyon (ideal kilonun %75'in altı), elektrolit bozukluğu, kardiyak komplikasyonlar (bradikardi, QT uzaması), intihar riski veya ayaktan tedaviye yanıtsızlık. Hafif-orta olgularda ayaktan tedavi mümkündür. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu bu kararı gerekli tıbbi değerlendirmelerle birlikte verir.

Aile Tabanlı Tedavi (Maudsley) nedir ve nasıl işler?

Maudsley yaklaşımı, ailenin tedavinin merkezine alındığı, randomize kontrollü çalışmalarla etkinliği kanıtlanmış bir anoreksiya tedavisidir. Birinci aşamada ebeveynler beslenmeyi yönetir ve kontrolü üstlenir. İkinci aşamada kilo normalleştikçe özerklik çocuğa iade edilir. Üçüncü aşamada sağlıklı ergen kimliği pekiştirilir. 12-18 yaş için en güçlü kanıta sahip yaklaşımdır. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu bu programı uygulamaktadır.

Sosyal medya gerçekten yeme bozukluğuna yol açar mı?

Sosyal medya tek başına neden değildir; ancak beden imgesi kaygılarını pekiştiren önemli bir çevresel risk faktörüdür. Araştırmalar, günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanan ergenlerde beden memnuniyetsizliği ve yeme bozukluğu riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Filtreler, düzenlenmiş fotoğraflar ve ideal beden paylaşımları gerçekçi olmayan standartlar oluşturmaktadır.

Ankara'da yeme bozukluğu için nereye başvurmalıyım?

Çocuk ve ergen psikiyatristi Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'da anoreksiya, bulimiya, ARFID ve diğer yeme bozuklukları için kapsamlı psikiyatrik değerlendirme ve multidisipliner tedavi koordinasyonu sunmaktadır. Diyetisyen, psikolog ve tıbbi ekiple birlikte bütüncül bir tedavi planı oluşturulmaktadır. Randevu için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Lock J, Le Grange D. (2013). Treatment Manual for Anorexia Nervosa: A Family-Based Approach (2nd ed.).. Guilford Press
  2. Fairburn CG, Cooper Z, Shafran R. (2003). Cognitive behaviour therapy for eating disorders: a transdiagnostic theory and treatment.. Behaviour Research and Therapy, 41(5), 509-528. doi:10.1016/S0005-7967(02)00088-8
  3. Fisher MM, Rosen DS, Ornstein RM, et al. (2014). Characteristics of avoidant/restrictive food intake disorder in children and adolescents: a new disorder in DSM-5.. Journal of Adolescent Health, 55(1), 49-52. doi:10.1016/j.jadohealth.2013.11.013
  4. Herpertz-Dahlmann B. (2015). Adolescent eating disorders: update on definitions, symptomatology, epidemiology, and comorbidity.. Child and Adolescent Psychiatric Clinics of North America, 24(1), 177-196. doi:10.1016/j.chc.2014.08.003
  5. Arcelus J, Mitchell AJ, Wales J, Nielsen S. (2011). Mortality rates in patients with anorexia nervosa and other eating disorders.. Archives of General Psychiatry, 68(7), 724-731. doi:10.1001/archgenpsychiatry.2011.74
  6. Thomas JJ, Lawson EA, Micali N, et al. (2017). Avoidant/restrictive food intake disorder: a three-dimensional model of neurobiology with implications for etiology and treatment.. Current Psychiatry Reports, 19(8), 54. doi:10.1007/s11920-017-0795-5
  7. Nicholls DE, Lynn R, Viner RM. (2011). Childhood eating disorders: British national surveillance study.. British Journal of Psychiatry, 198(4), 295-301. doi:10.1192/bjp.bp.110.081356
  8. Hay P, Chinn D, Forbes D, et al. (2014). Royal Australian and New Zealand College of Psychiatrists clinical practice guidelines for the treatment of eating disorders.. Australian and New Zealand Journal of Psychiatry, 48(11), 977-1008. doi:10.1177/0004867414555814
yeme bozukluğuanoreksiya nervozabulimiya nervozaARFIDseçici yemeergen yeme bozukluğubeden imgesiçocuk psikiyatrisi ankaramükemmeliyetçilikaile tabanlı tedavibeslenme sorunlarıDoç. Dr. Mehtap Eroğlusosyal medya ergenkas dismorfisiMaudsley yaklaşımı
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. 15+ yıl klinik deneyim. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Ruh sağlığı yolculuğunda ailenizle birlikte yürüyoruz. Kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve empatik yaklaşımımızla çocuğunuzun yanındayız.